Hiç bir şeyi kaybetmediğimiz bir dünyada yaşayalım örneğin. hiç bir zaman, hiç bir şeyi kaybetmeyelim. bakalım, nasıl olurdu. çocukluğumuzu kaybetmeyelim. gençliğimizi kaybetmeyelim. kaybetmemek kolay değil. kaybetmeyi yaşamak zor. bunu on üç yaşında yaşamak daha da zor olmalı. ne var ki ben anlayamıyorum.
olmasa hiç bir şey, kaybetmek de olmaz. yokluğun karşısında kayıp olması mümkün değil. en azda olmanın bir gereği daha diyebiliriz buna.
saçmalıyorum.
30 Ocak 2012 Pazartesi
24 Ocak 2012 Salı
9 Ocak 2012 Pazartesi
Sürekli kafamın içindekileri dışarıya kusmak ile içeride bir yerlerde sıkışmak arasında gidip geliyorum. Kafamdakileri dışarıya kusmanın olanağı yok. Deli damgası yemeden, toplum içinde yaşamaya devam ederek bunu yapamam. Kullandığım kelime doğru kusmak gerekir ancak bu manyaklıkları.
Sıkışalım o zaman. Sıkışalım geriye doğru.
Kelimeler, ah o kelimeler. Zamanla ne kadar çoğalıyorsunuz. Çoğalıyor ve denizin dalgayla kıyıya vurup, çekilirken çakıl taşlarıyla çıkarttıkları sesleri taklit ediyorsunuz içimde. Yalan, yanlış aynı sesi çıkarmaya çalışıyorsunuz.
Sıkışalım o zaman. Sıkışalım geriye doğru.
Kelimeler, ah o kelimeler. Zamanla ne kadar çoğalıyorsunuz. Çoğalıyor ve denizin dalgayla kıyıya vurup, çekilirken çakıl taşlarıyla çıkarttıkları sesleri taklit ediyorsunuz içimde. Yalan, yanlış aynı sesi çıkarmaya çalışıyorsunuz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)